İlim Haberleri Kültür Haberleri Sanat Haberleri

Haber Ver

Siz de yayınlanmak üzere haber gönderebilirsiniz

Haberdar Ol

Yeniliklerden haberdar olmak istiyorsanız mail listemize üye olabilirsiniz.

Görünenin ötesi ekranlara aksediyor

Yenişafak

HATİCE SAKA

Edebiyat ve düşünce dünyasında 50 yılı geride bırakan usta yazar Rasim Özdenören, ilk kez bir televizyon programıyla sevenlerinin karşısına çıktı. “Maveraya Yolculuk” adını taşıyan programın sunuculuğunu Savaş Ş. Barkçin yapıyor. Biz de usta yazarla programı, yeni kitapları ve öykücülüğü üzerine konuştuk.

Edebiyat ve düşünce dünyasında 50 yılı geride bıraktınız. Şimdi ilk kez bir televizyon programında görüyoruz sizi. Neden bu kadar uzun bir süre ekranlara çıkmadınız?

Gecikme benden kaynaklamadı, teklif gecikerek geldi, biz de oldur dedik. Ben başka programlara katıldığım için ekranı kameraları yadırgamıyorum. Kendimi bu programda seyrettiğimde söyleyeceklerini söylememiş hatta nefesini tutan biri olarak gördüm.

Söylemek istediklerinizi rahatça söyleyebiliyor musunuz?

Düşündüklerimi rahatça söylüyorum. Söylenmesi gerekip söylenmeden bırakılan şeyler olduğunu gördüm. Şimdi ekranda anlatırken herhangi bir eksiklik hissetmiyorum. Seyrettikten sonra şurada şöyle söylenebilirdi dediğim oluyor. Bundan sonraki çekimlerde neler yaşayacağımı bilemiyorum.

Programınızın adını Maveraya Yolculuk olarak belirlemenizin özel bir nedeni var mı?

Vera öte , mavera da ötede duran anlamına geliyor. Metafizik de zaten fiziğin ötesinde duran demek. Mavera kelimesi metafizik kavramının Türkçe'deki en iyi karşılığı. Mavera dergisi bizim arkadaş grubumuzla çıkardığımız ve yirmi yıl emek verdiğimiz bir dergiydi ve adını ben koymuştum. O dergiye atıf var ama daha çok maveranın anlamına göndermeler var. Burç FM'de aynı isimle yaptığım bir program da var.

Kültür, sanat, edebiyat ve düşünce alanında yapılan programları nasıl buluyorsunuz?

Ben aslında iyi bir televizyon izleyicisi sayılmam. Görebildiğim kadarıyla bu programlar nedense biraz donuk kalıyor. Çerçeveleri fazla cendereye alınmış gibi görünüyor. Bu durum da sanıyorum fazla özenden ileri geliyor. Bir şey haddini aşınca zıddına dönüşür derler ya, özen aşırıya gidince sıkıntı ve kıstırılmışlık öne çıkıyor.

İzleyiciler yazar ve düşünce adamı olarak tanıdıkları Rasim Özdenören'in farklı yönlerini görme fırsatı yakalayabilecekler mi?

Kim bilir, onları belki de sükutu hayale uğratacağım. Aa, o adam bu muymuş diyecekler belki de... Kimse bizden elbette artistik bir show yapmamızı beklemiyordur. Biz kendi doğal halimizle bize yöneltilen soruları bir sohbet atmosferinde cevaplandırmaya çalışacağız.

 

BİR ANLIK YAŞANTILARIN PEŞİNE DÜŞTÜM

Aşk, ölüm, varoluş kavramlarını öykülerinizde çözümlediniz. Televizyonda bunları konuşmak nasıl?

Öyküdeki bağlam ile düşünce bağlamı birbirinden farklı olacak. Benim öykülerle ilgili, bir arkadaş Ali Haydar Haksal yazı yazmıştı ve ölüm üzerine çok durmuşsunuz demişti. O örneklerini verince ben de hayret ettim. Gerçekten ölüm üzerine çok şey yazmışım. Çünkü ölüm insanoğlunun temel problemlerinden biri. Şimdi yaş kemale erdi bu nedenle ölüm üzerine yazdığım düşünülmesin. 15 yaşında yazdığım öykülerde ölüm meselesine ağırlık verdim. Ölüm zaman kavramıyla da yankıdan ilgili. Zaman kavramı benim en temel kavramlarından birisi. İnsanın bir anlık yaşantısını betimlemeye, tasvir etmeye çalışıyorum. Mekânda buna tekabül eden kavram nokta kavramı. Bir insanın yüzündeki bir anlık tebessüm, elini bir anlık yanağına dayama durumu, bir anlık gözünün bir yere takılmışı olması. İnsanın bir anlık durumunu kayda geçirmek istiyorum. Bu bir anın arkasında bütün bir ömür var. Bu enstantene donmuş değil devamı da var. O kişinin mazisine döndüğünde sana bilinç akışı yardımcı oluyor. 15 yaşında bu teorileri düşünmeden yazdığım öyküler var. Bu öyküler yayınlanacak. Bilinç akım diye bir akım olduğunun yıllar sonra farkına vardım.

Yazacağınız yeni öykü kitabında anların peşine düşünüyor musunuz?

Şimdi de anın mekandaki izdüşümünü anlatmaya çalışıyorum. Anın mekândaki izdüşümü nokta. Mesela üç sayının varlık olarak, somut olarak yaşamda bir karşılığı yok. Bu kavramlar zihnimizde mevcut, mekanın nokta kavramı zihinde var. O noktada duran insanın öyküsünü anlatmaya çalışacağım. Mekânsız insanın mekânsız boyuttaki bir anlık yaşantısını nasıl tespit ederim, onu aktaracağım.

Tek romanım yayınlanmadı

Yaklaşık 40 yıldır Ankara'da siyasetin merkezindesiniz ancak hiçbir siyasal oluşumun sözcülüğünü yapmadınız, düşünce üzerine de yazıyorsunuz nasıl kurdunuz bu dengeyi?

Çünkü beni izah eden hiçbir siyasi parti yok, kurulu düzenin şartları içinde yok. Ben her Türk vatandaşı gibi oyumu veriyorum. Rey vermeyi kendim için kişisel bir görev olarak görüyorum. Bunun sebepleri çok derin. Kitaplarımda anlatmaya çalıştım. Biz kendi kimliğimizi Müslüman olarak belirlediğimiz için bunun düzen içinde, siyasi bir parti olarak tezahür etmesi söz konusu değil. Yani Müslüman kimliğimizi temsil edecek bir parti yok, olması da söz konusu değil. Çünkü Türkiye'de bütün kavramlar alt üst olmuş durumda. Laiklik yanlış anlaşılıyor, siyasi partiler yanlışlar üzerine kuruluyor. Bütün bu yanlışların içine doğruyu bulmak söz konusu değil.

Yeni kitabınız Siyasal İstiareler'de bunlar olacak mı?

İstiare metafor demek. Doğrudan bir şey söylemi-yoruz. Bir şey söylüyorum, o söylediğim cümlenin altında bir başka anlamlar da var. Bugünkü Türkiye'yi anlatmaya çalışıyorum ama bugünkü Türkiye'yi doğrudan anlatınca başın belaya giriyor. Ben de istiareler yoluyla kendimi ifade ediyorum.

Sizin bir de kayıp romanınız var, yazdığınız tek roman ve henüz basılmadı okuyucuyla paylaşmayı düşünmüyor musunuz?

Askerdeyken bir roman yazmıştım. Romanı üç yüz sayfa civarında tasarlamıştım. On bölümü yazıp bitirdim. Oturduğum asker lojmanından taşındım. Yeni eve geldiğimizde kitap ortadan kayboldu.. Tek nüsha başka bir kopyası yok. Ankara'ya taşındığımızda bir şekilde bulduk. Bazen görünüp bazen kayıplara karışıyor. Üç sene önce resimler ararken tekrar ortaya çıktı. Bir gün belki yayınlarım.

23.11.2009 Yenişafak

Yorumunuzu PaylaşınOkur Yorumları

Yorum Ekle

Bu habere eklenmiş ve onaylanmış bir yorum bulunmuyor. Yorumunuzu eklemek için tıklayınız.